BAŞLIK:
Minik Sincap ve Tilki
Uzak diyarların derin ormanlarında, rengarenk çiçekler ve neşeli kuş sesleriyle dolu bir vadide Minik Sincap mutlu bir şekilde yaşardı. Minik Sincap, tüyleri kızıl renkte olan, sevimli mi sevimli bir sincaptı. Günlerini ağaç dallarında zıplayarak, lezzetli meyveleri yerken geçirirdi. Bir gün, ormanda dolaşırken karşısına tilki çıktı. Tilki kurnaz bakışlarıyla Minik Sincap’a yaklaştı.
“Merhaba Minik Sincap! Benim adım Tobi. Seninle dost olmak isterim.” dedi tilki nazikçe.
Minik Sincap ilk başta şüpheli baksa da, Tobi’nin samimi tavırlarıyla ona güvenmeye başladı. İkisi de ormanda uzun uzun sohbet ettiler, beraber oyunlar oynadılar. Her gün buluşup vakit geçirmeye başladılar. Ancak bir gün Minik Sincap’ın aklına bir soru takıldı: “Acaba Tobi gerçekten dostum mu yoksa beni kandırarak bir tuzağa mı düşürmek istiyor?”
Bunu merak eden Minik Sincap, Tilki Tobi’ye dürüstçe sordu: “Tobi, sen gerçekten benim dostum musun yoksa bana zarar vermek mi istiyorsun?”
Tilki Tobi hüzünlü bir ifadeyle Minik Sincap’a dönerek şöyle dedi: “Sevgili dostum, seninle gerçekten arkadaş olmak istedim. Ama ben bir tilkiyim ve doğam gereği avlanmalıyım. Seni asla incitmek istemem ama açlıktan ölmek de istemem.”
Minik Sincap anladı ki her canlının doğasında olan bazı davranışlar vardır ve bunları kabul etmek gerekir. O andan itibaren Minik Sincap ve Tilki Tobi arasında derin bir dostluk doğdu. Her gün beraber vakit geçirirken, Minik Sincap avladığı meyveleri Tilki Tobi’ye paylaşmaya başladı.
Ve işte çocuklar, bu masal bize dostluğun her türden varlık arasında mümkün olduğunu öğretiyor. Kimse kimseye benzemeyebilir ama anlayış ve paylaşma duygusuyla her engel aşılabilecektir. Unutmayın ki farklılıklarımız bizi özel yapan şeylerdir ve onları kabul ederek daha güzel bir dünya yaratabiliriz.