BAŞLIK:
Cin Ali ve Patili Dostu
Bir zamanlar, masal diyarında sevimli bir cin olan Cin Ali ve onun patili dostu Ayşe ile Nazlı yaşarmış. Cin Ali’nin sihirli güçleriyle doğa olaylarını kontrol edebildiği, Ayşe ile Nazlı’nın ise kalpleri iyilikle dolu iki kız kardeş olduğu söylenirdi. Masalımız bu üç arkadaşın dostluğunu konu alır.
Bir gün, masal diyarında bahar gelmişti. Çiçekler açmış, kuşlar cıvıl cıvıl ötüyordu. Cin Ali, Ayşe ile Nazlı’ya baharın güzelliklerini göstermek istemişti. Birlikte uzun bir yolculuğa çıktılar. Yolda karşılarına çıkan engelleri Cin Ali’nin sihirli gücüyle aştılar. Nehirleri geçtiler, dağları tırmandılar ve sonunda büyülü bir ormana ulaştılar. Ormanda rengarenk çiçekler açmıştı ve ağaçların dalları meyve doluydu. Ayşe ile Nazlı çok mutlu olmuştu.
Gittikçe derinleştikleri ormanda, karşılarına açlıkla savaşan bir grup hayvan çıktı. Kuşlar, sincaplar ve tavşanlar perişan haldeydiler. Ayşe ile Nazlı hemen yanlarındaki meyveleri toplayarak hayvanlara yedirdiler. Cin Ali de ormanın su ihtiyacını gidermek için sihirli gücünü kullandı. Böylece ormandaki tüm canlıların yüzü güldü.
Mutlu bir şekilde dönüş yoluna geçen üç arkadaşı eve dönerken gece bastırmıştı. Yolda giderken gökyüzünde parlayan yıldızları izleyen Cin Ali, Ayşe ile Nazlı’ya şöyle seslendi: “Dostluk ve yardımseverlik her zaman kazanır.” Bu sözler üzerine üç arkadaş birbirlerine sıkı sıkı sarılıp gecenin keyfini çıkardılar.
Masalımızda da gördüğümüz gibi, dostluk ve yardımseverlik en büyük sihirdir! Her zaman başkalarına yardım etmek ve sevdiklerimizle paylaşmak bizi daha da mutlu eder.
Ve işte masal burada son buldu. Unutmayın ki iyilik her zaman kazanır!