BAŞLIK:
Yedi Cüceler ve Altın Madeni
Bir zamanlar, masmavi gökyüzünün altında, yeşilliklerle dolu bir ormanın derinliklerinde yedi cüce kardeş yaşıyordu. Bu yedi cüce, her biri diğerinden daha sevimli ve çalışkan olan minik varlıklardı. Ormanda yaşamlarını sürdürürken her gün aynı rutini takip ederlerdi. Sabahleyin güneş doğar doğmaz madenlerine gitmek için hazırlanır, gün boyu altın ararlardı.
Bir gün, cücelerin en küçüğü olan Minik Kuşçu, ormanda dolaşırken garip bir ışık fark etti. Işığın peşinden gittiğinde muhteşem bir altın madeni keşfetti. Hemen diğer cüceleri çağırdı ve hepsi birlikte altın madenini keşfettiler. Sevinçleri gözlerinden okunuyordu.
Altın madeninde çalışırken Minik Akıllı, “Biz bu kadar altını ne yapacağız? Nasıl değerlendireceğiz?” diye sordu diğer cücelere. Hepsi düşündüler ve sonunda altından kolyeler yaparak bunları köylerine dağıtmaya karar verdiler.
Köylüler altından kolyeleri görünce büyük bir şaşkınlıkla karşıladılar ve minik cücelere tebriklerini ilettiler. Yedi Cüceler artık köylerinin en sevilen varlıkları haline gelmişti.
Masalımızda anlatmak istediğimiz şey; işbirliği ve paylaşımın önemidir. Birlikte çalışarak, zorlukların üstesinden gelebilir ve başarılı olabiliriz. Herkesin farklı yetenekleri vardır ve bunları bir araya getirdiğimizde harika şeyler başarabiliriz.
Ve işte böylece Yedi Cüceler’in hikayesi mutlu sonla tamamlandı. Başarıya giden yolun arkadaşlık, yardımlaşma ve paylaşımdan geçtiğini öğrendiler ve hep birlikte mutlu mesut yaşamaya devam ettiler.