Kış gelmişti. Dağların üstü bembeyaz karla kaplanmıştı.
Bir baba ile güzel kızı, kış tatili için küçük bir dağ evine gitmişlerdi.
Sabah uyandıklarında pencerenin önünde kar taneleri sessizce dans ediyordu.
Küçük kız, yumuşacık atkısını boynuna doladı ve babasının elini tuttu.
Birlikte dışarı çıktılar.
Karın üstünde yürürken ayaklarının altında “kırt kırt” sesler çıkıyordu.
Baba, kızına kar tanelerinin neden farklı şekillerde olduğunu anlattı.
Küçük kız dikkatle dinledi, sonra bir kar tanesini avucuna alıp gülümsedi.
Bir süre sonra küçük bir kardan adam yaptılar.
Baba, kardan adamın başına şapkasını koydu.
Kız ise ona minicik bir gülümseme çizdi.
Akşam olunca tekrar eve döndüler.
Sobanın yanında oturdular, sıcak süt içtiler.
Baba, kızının saçlarını okşadı ve “Bugün çok güzel bir gündü” dedi.
Küçük kız başını babasının omzuna yasladı.
Dışarıda kar yağmaya devam ederken, içleri sıcacık oldu.
O gece, karlar altında geçen bu güzel günü düşünerek huzurla uykuya daldılar.