Başlık: Ay Işığında Kaybolan Renkler
Bir zamanlar, gökkuşağının altında gizemli bir köy vardı. Bu köy, yılın her günü farklı bir renkle parlar, çocukların yüzünü güldürürdü. Köyün adı Renkliyurt’tu ve burada yaşayan insanlar dünyanın en mutlu insanlarıydı. Çünkü onlar, renklerin büyülü gücünü biliyor ve bu gücün sevgi, dostluk, neşe getirdiğine inanıyorlardı.
Bir gece, gökyüzünde parlak bir dolunay vardı. Ay o kadar ışıl ışıl parlıyordu ki, tüm köy ay ışığı altında gümüşi bir renge büründü. Ancak sabah uyandıklarında köylüler büyük bir şaşkınlık yaşadı; köydeki tüm renkler kaybolmuştu! Gökyüzünde sadece beyaz bulutlar, ağaçlarda sadece gri yapraklar kalmıştı. Renkliyurt’un neşesi ve mutluluğu da renklerle birlikte uçup gitmişti.
Çaresiz kalan köylüler, en bilge kişi olan Rengar’a başvurdu. Rengar, “Renkleri geri getirebilmek için Ay’ın en parlak olduğu gece tekrar bir araya gelmeli ve kaybolan renkleri kalbimizden çağırmalıyız,” dedi.
Bu özel gece geldiğinde tüm köylüler el ele verip ay ışığında toplandılar. Herkes en içten dileğiyle renkleri çağırmaya başladı:
“Sevgili ay ışığı, lütfen bize rengarenk dünyamızı geri ver.”
Ancak hiçbir şey olmadı. Köylüler daha da üzgündü artık.
O sırada köyün en genç sakinlerinden minik Ela adımını öne çıkardı ve cesurca konuştu: “Belki de sorun bizde! Birbirimize ve doğaya karşı daha sevgi dolu olmalı ve her şeyin değerini bilmeliyiz.”
Ela’nın bu sözleri üzerine herkes kendini sorgulamaya başladı. Gerçekten de son zamanlarda köylüler arasındaki sevgi azalmış, doğaya karşı saygısız davranışlar artmıştı. Belki de kaybolan renklerin sebebi buydu!
Köylüler hemen harekete geçti; ağaçları suladilar, çiceklere bakım yaptilar ve en önemlisi birbirlerine karşı daha anlayışlı oldular. El ele verdiklerinde hissettikleri sevgiyle beraber gökyüzünde küçük bir mucize gerçekleşti; gökyüzünden yavaşça renk damlacıkları yağmaya başladı!
Her damla yerle temas ettiğinde kaybolan renkler birer birer geri dönmeye başladı. Koyu yeşil ağaçlar, parlak mavi gökyüzü ve rengarenk çiçekler… Tüm Renkliyurt yeniden eski canlılığına kavuştu!
Minik Ela’nın cesareti sayesinde köylüler hem doğanın hem de birbirlerinin değerini anlamış oldular.
Ve böylece Renkliyurt’taki insanlar asla unutmayacakları çok önemli bir ders aldı: Sevgi ve saygının gücü ile her şeyin üstesinden gelebilirsiniz.
Masalımız burada bitiyor ama unutmayalım ki hayatımızdaki tüm renklere sahip çıkmalı ve onları korumalıyız.
Son olarak hatirlatalım; ne zaman zor duruma düşseniz veya dünya grileşse bile um