Bir zamanlar, uzak diyarların birinde, güzellikleriyle ünlü bir prens yaşarmış. Prens, adı Rüzgar olan bu genç ve yakışıklı adam, krallığının halkı tarafından sevgiyle anılırdı. Ancak prensin kalbinde bir boşluk vardı; çünkü gerçek aşkı bulamamıştı.
Bir gün, Rüzgar’ın karşısına gizemli bir orman çıktı. Ormanın derinliklerinde dolaşırken, ağlayan bir peri kızına rastladı. Peri kızının ismi Leyla’ydı ve büyülü bir tutsaklık altındaydı. Leyla’nın kalbini açan tek şey ise gerçek aşktı.
Rüzgar, Leyla’ya aşık oldu ve onu kurtarmaya karar verdi. Fakat bu görev sandığından daha zorlu çıktı. Karşılarına çeşitli engeller çıkmasına rağmen, cesaretleri ve sevgileri sayesinde zorlukların üstesinden geldiler.
Sonunda Leyla’yı özgür bıraktıklarında, peri kızının gözleri pırıl pırıl parladı. Teşekkür ederken söylediği sözler prensin yüreğine işledi: “Gerçek aşkın gücü her engeli aşabilir.”
Prens Rüzgar ve peri Leyla krallığa geri döndüler ve mutlu bir şekilde evlendiler. Artık krallığın halkında gerçek aşkın ne kadar güçlü olduğunu gören prens, insanlara sevginin her şeyin üstesinden gelebileceğini öğretti.
Ve o günden sonra krallıkta herkes gerçek aşka inandı ve sevgi dolu bir dünya yaratmak için ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.
Bu masal